İleri Düzey Eğitim

-A +A

Dünyadaki araştırma enstitülerinin başarılarında genç araştırmacılar ve araştırmacı öğrencilerin kritik rolü iyi bilinmektedir. Bu husus Temel Bilimler Araştırma Enstitüsü’nün çalışma prensipleri arasında önemli bir yer alacaktır. Araştırmalar, ilgili alanda dünyaca tanınan ve bilimsel liderlik özelliklerine sahip araştırmacıların öncülüğünde yürütülürken, genç araştırmacılar ve araştırmacı öğrencilerin bu çalışmaların içinde yer alması enstitünün önemli hedeflerindendir. Bu bağlamda enstitüde benzer uluslararası enstitülerin programları ile rekabet edecek nitelikte ileri düzey eğitim programları başlatılacaktır.

  • İleri düzey eğitim olmadan yüksek standartlarda bilimsel araştırmalar düşünmek oldukça zordur.
     
  • Gelişmiş temel bilim altyapısı olmadan ileri düzey eğitimden bahsetmek olanaksızdır.

Bir zamanlar dünyaca ünlü Alman matematikçi Carl Jacobi şöyle diyordu: “Bilimde ilerlemenin yolu sadece oturup buluşlar hayal etmekten değil, daha önceden bilinenlerin derinden anlaşılmasından geçer.” Bu anlamlı sözler, ileri düzey eğitimin fevkalade önemine işaret etmektedir.


“Bilimde ilerlemenin yolu sadece oturup buluşlar hayal etmekten değil, daha önceden bilinenlerin derinden anlaşılmasından geçer.”


Temel bilim ve ileri düzey eğitim, insanlık tarihinin bütün dönemlerinde birbirinden ayrılmamıştır. Doğu medeniyetleri bu yaklaşımın beşiği sayılmaktadır. İslam Medeniyetinin altın çağında bilim ekolleri oluşturan ve bilime evrensellik niteliği kazandıran birbirinden değerli Müslüman bilginler, üst düzey bilimsel ortama ve ileri düzey eğitime oldukça önem vermiştir. Aralarında Kadızade Rumi ve Ali Kuşçu’nun da bulunduğu zamanın en iyi bilginlerinin üst düzeyde dersler verdiği ve araştırmalar yaptığı Uluğ Bey’in ekolünde üretilen bilgiler temel bilimin bilgi hazinesinde ebediyen yer almıştır.

İleri düzey eğitimin ve araştırmanın iç içe olduğu bir ortam oluşturmak için, Batı dünyasında bir ilk olarak, 1874 yılında İngiltere’de Cambridge Üniversitesi’ne bağlı bir enstitü (güncel adı ile Cavendish Lab) kurulmuştur. Burada Thomson elektronu, öğrencisi Rutherford ise nükleeri ve atomların radyoaktif dönüşümünü keşfetmiştir. Dünyayı değiştiren birçok keşfin kaynağı olan Cavendish Lab,  bilim dünyasına kazandırmış olduğu ve aralarında Abdus Salam’ın da bulunduğu 29 Nobel Ödüllü bilim insanı ile iftihar ederken günümüzdeki bilimsel ve teknolojik gelişmelere yön vermeye devam etmektedir.

Temel Bilimler Araştırma Enstitüsü, dünyanın önde gelen bilim insanları başta olmak üzere bilimsel güçleri çatısı altında bir araya getirerek üst düzey araştırma ve eğitim ortamı oluşturacak; bu ortamda ileri düzey ve geniş yelpazede eğitim programları, yaz ve kış okulları düzenleyerek ülkemizde ileri düzey eğitim konusundaki eksikliklerin giderilmesine önemli katkılar sağlayacaktır. Bu durum aynı zamanda araştırmacı gençlerimizin buluşlar yapma hevesini alevlendirecek ve özgüven oluşturacaktır.